Ana Sayfa / Doğum / DÜŞÜKLER / TEKRARLAYAN DÜŞÜKLER PSİKOLOJİK BOYUT

DÜŞÜKLER / TEKRARLAYAN DÜŞÜKLER PSİKOLOJİK BOYUT



Düşükler, tüm gebeliklerin yaklaşık %10-20’sinde görülür. Yani, her 5 gebeden yaklaşık biri düşük yapmaktadır. Bu düşüklerin de %80’i ilk trimester içinde, gebelik 13. haftaya ulaşmadan gerçekleşmektedir.
Düşüğü ya da ölü doğumu deneyimlememiş bir kişinin, yaşanan acıyı kavraması zor olabilir. Bazen kadın doğum doktorları dahi düşük gerçekleştiğinde kadının ya da çiftin nasıl bir kayıp duygusu ile karşı karşıya kaldığını görmezden gelme eğiliminde olabilirler.
Oysa ki durum bu kadar basit değildir. Düşük yapan kadın birçok şeyi aynı anda kaybettiğini hisseder:
Gebeliğin kaybı
Bebeğin kaybı
Geleceğe ait ümitlerin / hayallerin kaybı
Beden üzerindeki kontrol hissinin kaybı (bedenimizin umduğumuz gibi çalışmadığını görmek)
Sağlıklı ve normal olduğunu hissetmenin kaybı
Tüm bunlara eklenen bir durum da “bende yanlış olan / yanlış giden ne var?” sorusunu sormak ve bunun cevapsız kalmasına katlanmak zorunda kalmaktır. Çünkü çoğu zaman bunun belirgin bir cevabı yoktur.
Düşükler ve ölü doğumlar evlilik ilişkisinde çiftlerin birbirinden uzaklaşmasına sebep olabilir. Bu durum daha çok çatışma çözümü konusunda sorun yaşayan çiftlerde olmaktadır. İletişim kurabilen çiftlerde ilişkiye zarar veren bir etkisi olmak zorunda değildir.
Düşük ya da ölü doğum hangi haftada gerçekleşirse gerçekleşsin, çift, ama özellikle de kadın, büyük bir kayıp duygusu yaşar; en azından üreme kapasitesi ile ilgili bir kayıp hissi duyar. Bu durum bir “üreme travması”dır aslında ve her kayıpta olduğu gibi “yas” duygusu uyandırır.
Ve mutlaka bu kaybın yasını tutmak gerekir…
Düşüklerde, hissedilen kayıp ve duyulan acı son derece gerçektir. Bebek sadece doğduğunda, kucağa alındığında hissedilen bir varlık değildir çünkü. Onun varolmaya başladığını bilmek, onun tasarımını yapmak, bebeği gerçek kılmıştır zaten.
Duyulan yas son derece sağlıklı ve gerçektir.
BİRESYEL SEANSLARVarolan durumun / problemin psikolog ile birebir görüşüldüğü seanslardır. Gerekli olan durumlarda seanslara eş de dahil olur. Seans sıklığı haftada bir kezdir. Seansların kaç hafta süreceğini önceden bilmek mümkün değildir. Hastanın getirdiği problem yoğunluğuna göre süre değişken olacaktır.

Check Also

Kök Hücre Tedavisine Başlanmadan Bilinmesi Gerekenler

  Çünkü henüz uygulanan tedavilerin tamamı bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Ne var ki, çalışmalar çok …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir