Ana Sayfa / Emzirme / Laktasyon

Laktasyon

image

 

Laktasyon Fizyolojisi

Laktasyon memelerden süt salgılanması olarak tanımlanmaktadır. öLaktasyon, progesteron, östrojen, prolaktin ve oksitosinin etkileşiminde gerçekleşen bir süreçtir.

Laktasyon 3 aşamadan oluşmaktadır;  Mamogenez: Memenin büyüme ve gelişme sürecidir.

 Laktogenez: Sütün salgılanmasının başlama sürecidir.

 Galaktogenez: Süt salgısının devam etme sürecidir.

Gebelikle birlikte plasentadan salgılanan östrojen, progesteron ve plasental laktojenik hormon düzeylerinin yükselmesi ile memelerde emzirme için gerekli değişiklikler meydana gelmektedir . Süt yapımında etkili olan prolaktin gebelik süresince plasenta tarafından salgılanan östrojen ve progesteron tarafından baskılanmaktadır. Bu nedenle gebelik boyunca süt yapımı gerçekleşmemektedir. Doğumla birlikte plasentanın ayrılmasıyla östrojen ve progesteron düzeyleri düşmektedir ve prolaktin hormonu ile uyarılan alveol hücrelerinde, sütün sentezlenmesi sağlanmaktadır. Sentezlenen süt, alveollerde ve süt kanallarında birikmektedir. Bebeğin emmesiyle iki refleks uyarı devreye girmektedir . Nörohormonal refleks: Bebek emdiği sırada meme başını uyararak nörohormonal refleksi harekete geçirmektedir. Bu refleks ile hipotalamus uyarılır. Hipotalamus ise hipofiz arka lobundan oksitosin, ön lobundan prolaktin salgılanmasını sağlamaktadır. Emme sırasında meme başına olan uyarı ile prolaktin ve oksitosin düzeyleri artmaktadır. Prolaktin süt yapımını uyarırken, oksitosin, meme dokusunda bulunan süt kanallarının iç yüzeyini kaplayan miyoepitelyal hücreleri uyararak, yapılmış olan sütün meme ucuna doğru iletimini sağlamaktadır. Ayrıca oksitosin sayesinde uterus kontraksiyonları sağlanarak doğum sonu uterus involüsyonu da hızlanmaktadır .Prolaktin hormonunun uyarılmasıyla süt yapımının gerçekleşmesi süreci süt yapım refleksi, oksitosin hormonunun üretilmiş olan sütü meme ucuna aktarması sürecine ise süt inme refleksi denilmektedir . Annenin bebeğinin sesini veya ağlamasını duyması, onu düşünmesi gibi uyaranlar da daha bebek emmeden oksitosin salınımını uyarabildiği belirtilmektedir . Doğumdan sonra oksitosinin salgılanması sütün atılımı için önemli bir yere sahiptir. Prolaktin üretimi ile süt yapımı sürse dahi, oksitosin olmadığı takdirde süt dışarı atılamamaktadır. Yeterince boşalamayan memede ise süt miktarı zamanla azalarak kesilmektedir. Oksitosin hormonunun salınması için sadece emzirmek veya sağmak yeterli değildir. Aynı zamanda psikolojik etkenler de önem kazanmaktadır . Kaygı, stres, ağrı, şüphe gibi duygular oksitosin salınımını baskılamaktadır.

 Emme: Bebek, meme başı ve sinüs laktiferusta oluşturduğu negatif basınç sayesinde süt kanallarındaki sütü çekmektedir ve yerine tekrar sütün dolmasını sağlamaktadır . Doğumdan sonra prolaktin düzeyi gebelik öncesi düzeye geri dönmektedir ve uyarı olmadığı takdirde meme dolgunluğu ve süt üretimi 2-3 gün içerisinde gerilemeye başlamaktadır . Ancak emzirme ile prolaktin salınımı artmaktadır ve emzirme süresi uzadıkça prolaktine yanıt daha da artmaktadır. Bebeğin talebi ile oluşan bu geri bildirim sistemi sayesinde süt yapımı artarak devam etmektedir .

Check Also

Onkim Kordon Kanı Saklama

  Öncelikle Bebeğinizi Sağlıkla Kucağınıza almanızı dileriz, ONKİM, İTÜ Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde, her türlü doku …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir