SEVGİLİ DİLİMDEN YAZIYA DÜŞENLER’

 

*Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? Hamile iken kaç kilo aldınız, kilolarınızı nasıl verdiniz?

 

En rahat ve sorunsuz geçen hamileliklerden birini yaşadım. Bunda kendimi hazır hissetmemin, hamileliği hayatıma bir engel olarak görmememin, doktorumun da aynı yönde düşünüp beni desteklemesinin payı çoktur. Eşim ve ailem resmen üzerime titreyip, şımartılar beni. Bir de eşimin zaman duyduğum endişlerimi “ne sende ne bende bir hastalık yok, hem vücudumuz hemde genlerimiz gayet sağlıklı ve zinde, bu endişlerin boşuna” diye rahatlatması etkili oldu sanırım. 

 

İlk 7 ay, ayda 1er kilo aldım. Son 2 ay kilo alışım arttı, özellikle son 15 gün ciddi ciddi şiştim. 56 kilo ile hamile kaldım, 72 kilo ile doğuma girdim, hataneden çıktığımda 63 kilo idim. Fazla kilolarımı 2. senenin sonunda diyetisyen yardımı ile başarı ile verip, eşimle yaptığımız seyahatler sayesinde bir kısmını tekrar başarı ile geri aldım.. :))

*Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?

Ameliyathanede genel olarak rahattım ve spiral anestezi ile sezeryan olduğum için, “hadi arkadaşlar” lafını duyunca çok heyecanlandım ve bundan birkaç saniye sonra da kızımın ilk çığlığını duydum. Halen daha rüya gibi gelir o an. Hatta hüngür hüngür ağlamamak için kendimi o kadar çok sıktım ki bir ara tam anestezi teklif ettiler, kabul etmedim. Sonrasında hem doktorum hem de amaliyathane ekibi benimle muhabbet ederek, o hüngür hüngür ağlama hissimin geçmesine yadım ettiler. İyi ki de etmişler yoksa tüm gün ağlardım sanırım.. 
*Bebeğiniz şimdi kaç yaşında?

 

12 Şubatta 5 yaşını bitiriyor.
*Yaşamınız çocuğunuzdan sonra nasıl değişti?

 

Bu, cevabı hem çok uzun hem de kısa bir soru. Ben, gene ben olduğum için çok şey değişmemiş olsa da özünde, endişelerim, beklentilerim, hayatımın akış hızı değişti. Önceliklerim farklılaştı. Hayatımın değişen kısımları daha çok sorumluluklarımla ilgili oldu belki de..
*Çocuğunuzla ile 1 gününüz nasıl geçiyor?

 

Bu sene Eylül ayı itibari ile okul, hayatımızın daha çok alanını kaplamaya başladı. Bu nedenle okul zamanı gün benim için 6.30-6.45 gibi başlıyor.Sonrasında kızımın ballı süt servisi var. O arada eşim uyanıyor. O iş için hazırlanırken ben kızıma serviste midesi bulanması diye 3-5 lokmalık bir kahvaltı hazırlıyorum. Minik kahvaltımızı bazen yatakta bazen mutfakta yapıyoruz ve bu ayılma seansı oluyor. Sonrasında forma-hazırlık ve servis ile okula gidiş ve eşimi de işine uğurlama. Ben son sürat eve dönüp, kendi kahvaltımı yapıyorum, evi toparlıyorum, becerebilirsem çamaşır-bulaşık işlerini makinelere devredip evden çıkıyorum 9 gibi. İşten 18.30-19.00 gibi çıkıp şanslı isem 30 dakikada, genelde 45 dakikada eve varıyorum. 15.45te okuldan eve dönen ve oyun ablası tarafında karşılanmış olan Gülde Işık, yemeğini yemiş bizi bekliyor oluyor. 1 saat kadar onunla oyun oynayıp yada istediği ortak bir şeyi yapıp yatma vaktine geliyoruz. Eğlencenin hızını alamayan Gülde Işık’a kahkahalar ve gülüşmeler arasında bol “hadi”lerle dişlerini fırçalatıp, pijamlarını giymesine yardım ediyoruz. Sonrasında bir kitap ve uyku vakti. O uyuduktan sonra gününe göre ya TV karşısında 1 saat geçirip uykuya, ya ertesi güne yemek yada ütü gibi ev işi yapıp, en geç 12 gibi bende yatıp uyuyorum. Eğer haftasonu ise 45 dakikalık bale dersimiz ve doğumgünü vs. dşında pek program yapmıyoruz, daha çok içimizden geldiği gibi yaşıyoruz günü.
*Anne olmak sizi nasıl değiştirdi?

 

Kendime baktığımda hep aynı gibi hissediyorum ama eminki değişen çok şeyler olmuştur bende. Belki bu soruya en doğru cevabı eşim, ailem ve arkadaşlarım  verebilir.
*Kendiniz nasıl bir anne olarak görüyorsunuz? Korumacı mı, rahat mı?

 

Çoğu zaman korumacı ve rahatın arasında bir yerde. Fakat ailedeki anne-baba rollerimizi düşünürsek, ben korumacı ve daha disiplinli olan tarafım, eşimde daha rahat ve serbest taraftır.
*Anne olduktan sonra işinize devam ettiniz mi? Devam ettiyseniz zor oldu mu sizin için?

 

Evet ettim. Ben şanslı olanlardanım. İşyerimin sabihleri anne-baba oldukları için süt sağma gibi bir problemim olmadı. İlk zamanlar hafta 3 gün işe gittim. Doktor kontrolleri, gerektiğinde erken çıkmak hiç sorun olmadı.
*Bloğunuzda annelik yazıları yazmak mı sizi mutlu ediyor?

 

Mümkün olsa hergün yaptıklarımız, yaşadığımız anılarla ilgili küçük küçük notlar almak isterdim ama lu an ki hayat tempomşa bu pek mümkün olmuyor. Bloğumu açtığım 2005 yılından 2008 yılının başına kadar hep yazdığım konular, gezi, günlük sıkıntılar, yemek vs. 2008-2012 arasında Gülde Işık ile ilgili yazdıklarım, 2005ten ugğne kadar yazdığım diğer konularla hemen hemen aynı sayıda. Blog bir süre sonra sadece O’na iat olursa hiç şaşmam.
*Bebek ürünleri satın alırken ne gibi noktalara dikkat ediyorsunuz?

 

Öncelikle ben kullanabilecek miyim diye bakıyorum. Eğer alıp kenara koymayacağıma inanırsam bu sefer seçenekleri, maddi, marka, kullanılan materyal, kullananların görüşlerine bakarak değerlendirip karar veriyorum. Bugüne kadar almakta en zorlandığım şey ise puset idi. Bir dönem, pusetlerin rahatlığına takılmıştım ve en rahat olanı bulabilmek için keşke biz anne-babaların boyutlarına uygun birer deneme boyu yapsalar diye düşünmüş, yok diye de epey hayıflanmıştım. J
*Evde beslenme ve sağlık konularındaki tutumunuz nasıl? Özellikle çocuğunuzu beslenmesiyle ilgili konularda özel bir yaklaşımınız var mı?

 

Katı gıdaya başladıktan sonra yaptığım sebze yemeklerinde her çeşit sebzeyi kullandım. Hatta bazen işin ayarını kaçırıp, sebze denizine çevirip her türlü sebzeyi koyduğum olurdu. Annem çok kereler yaptığım sebze çorbalarının çok besleyici ama fazla karışık olmasından dolayı bana söylenmiştir. Ben de çok kereler tadına bakmışımdır. Tuz eksiği hariç tümü çok lezzetli idi bence. Şu anda nerdeyse tüm sebzelerle barışık Gülde Işık. İstemediklerine de ben ısrar etmiyorum.
Çok özel bir yaklaşımım olmamakla beraber, olabildiğince paketli gıda tüketmedik küçükken. Yogurdu evde yaptık yada dışarıdan alacaksak bildik markaları tercih ettik. Şeker, cips, kola gibi gıdalar bizim evde genel olarak tüketilmediği için Gülde Işık içinde pek bir seçenek değiller. Şekeri az ve kontrollü yemesi gerektiğini ve mümkünse hiç yememesini arada hatırlatıyorum, pek şeker düşkünlüğü de yok. Tatlıyı seviyor bu ihtiyacını da minik bir çikolata (mümkünse kakao oarnı yüksek olanlardan ama şu anda acı geliyor), bal,  tahin-pekmez gibibir alternatif ile gideriyoruz.
*Bebeğinize anne sütü verebildiniz mi? Ne kadar süre verdiniz?

 

İlk 4 ay anne sütü ve Anti-reflü mama ile besledik. Mamayı daha çok emdikten sonra hemen kusmaması için kapak görevi görsün diye verdik. Mamayı almadığı zaman ilk 15 dakika içinde emdiklerinin tümünü kusuyordu çünkü. 4 ile 7. ay arasında anne sütü, mama ve katı gıda karışık besledik. 7. aydan sonra maalesef memeyi kendi bıraktı Gülde Işık. Mümkünb olsa 12 ay sonuna kadar anne sütü alsın isterdim.
Begüm Doğantan
twitter: begthemagic

Check Also

Cumartesi günü Yaptığım EmzirmeSemineri

              Bu cumartesi günü Marga da Emzirme seminerim oldu.Bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir