Ana Sayfa / Genel / Lohusalık Farkındalık Haftası

Lohusalık Farkındalık Haftası

Lohusalık Farkındalık haftası 13-19 Mayıs tarihlerinde kutlanarak, farkındalık yaratıldı.

Lohusalık; Doğumdan sonraki ilk 40 günlük süreç de annenin bebeğine ,bebeğin anneye alıştığı süreç diyebiliriz. Tabii ki babaları da unutmamalıyız.

Kendi lohusalık deneyimin çok iyi değil. Gerçekten çevre baskısı nedeniyle hayatımın en zorlandığı dönemdir. Bu süreçte eşimin desteği benim için çok önemliydi ve hep benim yanımda oldu. Sayesinde bu dönemi olabildiğince iyi geçirdim. Herkesin sütün yetiyor mu, bebeğin aç galiba? Sezaryen mi oldun? Bu kadar küçük bebeğe mama mı veriyorsun? Sorularına muhatap olmak özellikle bebeğinize alışma dönemi lohusalık da çok zorlayıcı olabiliyor. Bu nedenden dolayı her yıl annelerle Lohusalık Farkındalık haftasında mutlaka buluşup , sohbet ediyoruz. İçimizi boşaltıyoruz. Gerçekten her anne için çok iyi oluyor. Sonunda birbirimize sarılıyoruz.

Bu yıl da yeni annelerle Bebeimgeliyor Akademi de buluştuk, sohbet ettik. Onlarda çevre baskısı, babanın desteği ama bazen de dağıldıklarını konuştuk. Ağladık, güldük. Sanırım bu toplantı bana ve annelere çok iyi geldi.

Her yıl Bepanthole Baby ve  Uykusuz Anneler Kulübü ile  birlikte Lohusalık Farkındalık Haftası nedeniyle sosyal medya da Farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Geçen yıllarda da  bu yılda çok başarılı bir proje olduğunu söyleyebilirim.

Bepanthol Baby ve Uykusuz Anneler Kulübü, 3 senedir gerçekleştirdiği Lohusalık Depresyonu Farkındalık Haftası için bu sene Türkiye çapında 400 anne ve babanın katıldığı bir araştırma gerçekleştirdi.

İllüstrasyonlarla sosyal medya da da yaptıkları Farkındalık çalışması da bence çok başarılıydı. Yaptıklarınaraşatırma sonuçları aşağıdaki gibi.

Bu araştırmaya göre annelerin yüzde 96’sı lohusalık depresyonu hakkında bilgi sahibiyken, babaların yüzde 81’i duruma hakim. Türkiye’deki annelerin yüzde 66’sı lohusalık depresyonu, yüzde 72’si ise lohusalık hüznü yaşıyor. Ancak annelerin sadece yüzde 3’ü profesyonel destek alıyor.

Araştırma verilerine göre anneler kendilerine ayırabilecekleri 1 saatte en çok uyumayı hayal ediyor! Uyumanın yanı sıra anneler kendilerine ayıracakları vakitte en çok arkadaşlarıyla sosyalleşmek/dışarı çıkmak, eşleriyle vakit geçirmek ve tek başına kalmak istiyor. Annelere günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklar sorulduğunda ise yüzde 65 çoğunluk yorgunluk diyor. Bu zorlukları bebeğin uyuması ve beslenmesi izliyor. Türkiye’deki annelere duygu durumu sorulduğunda yorgun, yalnız, stresli ve endişeli hissettiklerini belirtiyor.

Sütün yetiyor mu? Geceleri uyuyor mu? Bebeğin emiyor mu?

Annelere “sen nasılsın?” diye ilk kez soran platform OnuncuAy.com’un kurucusu Bepanthol Baby, araştırmada annelere günlük hayatlarında en çok duydukları 3 soruyu sorduğunda “sütün yetiyor mu?” yüzde 43’le ilk sırada yer alıyor. Bunları “geceleri uyuyor mu?” ve “bebeğin emiyor mu?” soruları takip ediyor. Ancak annelere kimse “sen nasılsın” diye sormuyor.

Babaların yüzde 93’ü eşlerine yardımcı olduğunu belirtiyor, annelere sorarsanız bu oran yüzde 64!

Araştırmada, çocuk olduktan sonra eşlerin baş başa geçirdikleri vakit sorulduğunda, annelerin yüzde 25’i sadece 1 saat vakit geçirdiklerini söylerken, babaların yüzde 31’i 2 saat vakit geçirdiğini belirtiyor. Birlikte geçirilen özel vakit için çaba harcayıp harcamadıkları sorulduğunda ise annelerin yüzde 62’si eşiyle özel vakit geçirmek için çaba harcadığını belirtiyor, bu oran babalarda yüzde 87… Türkiye’deki anne babaların çoğunluğu, çocuk olduktan sonra uzaklaştıklarını düşünmüyor. Araştırma sonuçları gösteriyor ki, annelerin yüzde 41’i, babaların ise yüzde 70’i eşiyle hala sevgili olduğunu düşünüyor. Son olarak anne ve babalara yalnız hissedip hissetmedikleri sorulduğunda, annelerin yüzde 76’sı yalnız hissettiğini söylüyor.

“Gülümseyen Depresyona” dikkat!

International Postpartum Support Türkiye temsilcilerinden Klinik Psikolog Aysun Ömeroğlu araştırma sonuçlarını değerlendirdiğinde “Öncelikle yeni annenin yorgun ve bunalmış olması basitçe bir bebeğe bakım verirken beklenen bir şey olarak görülmesi annenin yaşadığı duygusal sıkıntıları kendisinin ve çevresinin normalize etmesine neden olabilir. Yeni annelerin çoğu annelik işinin üstesinden gelemediği düşüncesi ile şikayette bulunmaktan kaçınma eğiliminde olurlar. Dahası yoğun suçluluk duyguları nedeniyle duygu durumlarını ciddiye alıp yardım aramak yerine başarısızlık hislerine yenik düşüp yardım arayamazlar. Bu konumdaki anneler, annelikle ilgili beklenilenin tersine gelişen olumsuz duyguları nedeniyle de genelde utanırlar ve kötü anne olarak etiketlenmekten endişe ederler. Bu dönemde her kadının kendine özgü semptomlar geliştirmesi ve belirtilerin zaman zaman artıp zaman zaman azalması lohusalık depresyonunu fark etme güçlüklerine neden olabilmektedir.” diyor. “Doğum sonrası depresyon başka bir zamandaki depresyondan farklı olarak biraz örtük ve sıklıkla ‘gülümseyen’ tipte kendini gösterir.” diye ekleyen Ömeroğlu, “Lohusalık depresyonu gülümsese de ciddi bir sağlık sorunudur. Annelerimizin gülümsüyor olsalar dahi risk altında olabileceğini unutmadan onların nasıl olduklarını neye ihtiyaçlarının olduğunu sık sık sorgulamalıyız. Bir sorun olabileceğini kabul etmek bir annenin kendisi ve ailesi için yapabileceği en önemli adımlardan biridir.” diyerek lohusalık depresyonunun öneminin altını çiziyor.

 

Lohusalık Farkındalık haftası nedeniyle yapılan her proje çok önemli. Bepanthole Baby ve Uykusuz Anneler Kulübüne ve Onuncu Ay platformuna çok teşekkür ederim. Önümüzdeki yıllarda dav lohusa annelerin yanında olmanız dileğiyle,

Teşekkürler:))

 

 

Check Also

Bebekli Tatile Hazırlıklar

    Havalar ısınmaya başladıkça yaz için tatil planlarına başlıyoruz.  Tatil planları için bebeğimiz yoksa …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir